AHMAK KİŞİ VE İSA RUHULLAH

isaHer nasılsa ahmağın biri, İsâ aleyhisselâma yol arkadaşı oldu. Beraber yürürlerken, bir hendeğin içinde bazı kemikleri gören bu adam Hz. İsâ’ya, ”Ey yol arkadaşım! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana da öğret. Yararlı bir insan olayım. Ölülerin kemiklerini dirilteyim.” Hz. İsâ, ”Sus, o senin yapacağın iş değildir” dedi. O adam, ”Yâ nebiyallah! Madem ism-i azama, ben lâyık değilim. Sen oku da şu kemikler dirilsin.” İsâ aleyhisselâm adamın bu talebinden rahatsız olur. Israrcılığından canı çok sıkılır. Yine de isteğini yerine getirir. Kemiklere ism-i azamı okur. Dirilen kemiklerin arasından siyah bir aslan çıkar. Adama bir pençe vurup öldürür. Aslan, adamın başını kopartıp parçaladığında, beyninin ceviz büyüklüğünde olduğu görülür. Hz. İsâ aslana sorar: ”Neden bu adamı öldürdün?” Aslan, ”Sen ondan rahatsız olduğun için” der. Hz. İsâ, ”Peki, kanını niye içmedin?” Aslan, ”Birincisi, onun kanı benim rızkım değildi. İkincisi, onu öldürmem, avlanıp yemek için değil, ibret içindi” der. O aptal kişi İsâ Ruhullah gibi bir peygamberi buldu. Fakat kendini diriltmeyi düşünmeyerek fırsatı kaçırdı. Canının derdine derman aramadı. Nefsinin arzusuna uyarak, kendisine bir faydası olmayan işe merak sardı. Belâsını da buldu.

Yorum Yap