Aslanın Aynası

Aslanın Aynası

Ormanlar kralı aslan hükmü altında bulunan hayvanları çok sevip kolladığından onlarla düzenli görüşmeler yaparmış. Bu görüşmeler istişare havasında geçer, derdi olanlar dertlerini ormanları kralı aslana bizzat anlatma imkânı bulurmuş.

Gel zaman git zaman bazı hayvanlar, “Nasıl olsa kral mütevazi, bizimle aracısız görüşüyor.” diyerek kralla görüşmeye gelirken kılık kıyafetlerine ve temizliklerine dikkat etmez olmuş. Kokarcanın kokusu ortamı boğarken, şempanzelerin bitleri krala bile atlamış. Filin kaldırdığı tozları su aygırı ıslak bedeninde toplayadursun; zebralar mide gazlarını çıkarınca kral iyice çileden çıkmış. Güngörmüş biri olan kral bu duruma çare düşünmüş. Zürafaların bile kendilerini rahatlıkla görebilecekleri bir endam aynası sipariş etmiş. Ayna geldikten sonra da emretmiş ki:

– Bütün ahali boyunun küçüklüğüne ya da büyüklüğüne aldırış etmeden bu aynanın karşısına geçsin. Kendine çeki düzen vermeden kimse hayvan içine çıkmasın. Banyosunu aksatıp tırnağını, toynağını uzatan bir hayvan kalmasın.
Eee, emir kraldan olunca emre uymaktan gayri çare yok. Yoksa kralın yüzünü görmek de derdini dile getirebilmek de yok. Emirler uygulanmaya başlayınca aynada kendine bakan fil, çamurlu bedeninden utanmış. “Çamur banyosu benim bir ihtiyacım olsa da kralın yanına da böyle çıkılmaz ki.” demiş kendi kendine. Şempanzeler iyice temizlenip gelmiş toplantılara, su aygırları ise kurulanarak. Artık ormanda aynanın karşısına geçip kendine çeki düzen vermeden güne başlamaz olmuş hayvanlar.

Artık ahalide özlediği tertip ve düzeni gören kral, o günkü toplantısını şu sözlerle bitirmiş:

– Değerli halkım! Ormana getirdiğimiz ayna sayesinde herkes kendi hâlini görüp eksiklerini tamamladı. Nasıl ki şu camdan yapılan ayna bizim dışımızı olduğu gibi gösterdi. İşte gerçek arkadaş da bu ayna gibidir. Cam ayna dışımızı gösterirken dost aynası içimizi gösterir. Dilimizdeki, davranışlarımızdaki hataları gösterir bize. Bu günden sonra hepinizden bir isteğim olacak. Herkes, içini olduğu gibi gösterecek ve yanlışını söyleyecek bir arkadaş edinecek. Üstelik kimse bu arkadaşının söylediklerinden alınmayacak.

Kralın sözünü dinleyen hayvanlar arasında öyle bir kardeşlik ve arkadaşlık hasıl olmuş ki başka krallar bile bunu kıskanmış. İşin sırrını çözemeyenler evlerine endam aynaları almışlar ama gerçek arkadaşlıkları hiç bulamamışlar.

“İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur,” demiş Mevlana. Sizler de iyi dost, iyi arkadaş olun çocuklar, söyledikleriniz beğenilmese de sizler arkadaşlarınıza birer ayna olun.

Yorum Yap