Beklenen Doğum

Untitled-1571 yılının Nisan ayında Âmine, Mekke’de bir bebek dünyaya getirdi. Âmine’nin yardımcısı Ümmü Eymen hemen gidip Abdulmuttalib’e torununun doğduğu müjdesini verdi. Abdulmuttalib torununu alarak Kâbe’ye götürdü ve orada ona Muhammed (as) adını koydu. Daha önce bu ismi hiç duymamış olan tanıdıkları şaşırdılar. Abdulmuttalib, torununa niçin atalarının adlarından birini vermediğini soranlara; – Göklerde ve yerde herkes tarafından övülsün diye ona Muhammed (as) adını verdim, dedi.

 

Sütanne Yanında Bir Yetim

Mekke’nin havası çok sıcak olduğundan bebekler çoğu zaman dayanamayarak hasta olurlardı. Bu nedenle Arapların bir âdeti vardı; yeni doğan çocukları sütannelere verirlerdi.Çocukları alan aileler belli bir kazanç sağlarken çocuklar da şehirden uzakta daha sağlıklı büyürlerdi. O günlerde yine Mekke’ye vahalarda yaşayan bedevî köylerinden kadınlar gelmişlerdi. Peygamberimiz (as) yetim olduğu için fazla para verilmeyeceğini düşünerek kimse onu almak istemiyordu. Halime ve eşi de bir çocuk almak için Mekke’ye gelenlerdendi. Halime, Âmine’nin yanına vardığında Hz. Muhammed’i (as) gördü ve çok sevdi, eşine fikrini sordu. Eşi; “Alalım, umarım bize bereket ve hayır getirir.” dedi. Gerçekten de Peygamberimizin (as) gelmesiyle Halime’nin evine bir bereket ve huzur geldi. Peygamberimiz (as) de burada mutlu bir şekilde günlerini sütkardeşi Şeyma’yla geçirdi, onunla oyunlar oynadı, Halime’nin yanında sağlıklı bir şekilde büyüdü. Ayrılık vakti geldiğinde Halime, oğlu gibi sevdiği Peygamberimizi (as) Mekke’ye götürerek Âmine’ye geri verdi. Âmine oğluna kavuştuğu için çok sevinçliydi. Ancak bu mutluluk uzun sürmedi. Hz. Muhammed (as), altı yaşında iken annesini de kaybetti. Zaten babasız olan Peygamberimiz (as) şimdi de annesiz kalmıştı. Artık bundan sonraki hayatını dedesinin kanatları altında geçirmeye başlayacaktı

 Dedesinin Kanatları Altında Bir Çocuk

Dedesi Peygamberimizi (as) yanından hiç ayırmıyor, zamanının çoğunu torunuyla beraber geçiriyordu. Hatta Kureyşlilerin sorunlarını dinleyip tartışırken bile onu yanından ayırmıyordu. Hz. Muhammed (as) pek çok çocuğun büyüklerinden göremediği sevgi ve ilgiyi görüyordu dedesinden. Öksüz ve yetim olmasına rağmen Sevgili Peygamberimiz (as) dedesinin yanında mutlu bir çocukluk geçirdi. Sevgi dolu, akıllı ve asil bir dede tarafından büyütüldü. Ne var ki bu mutluluğu da uzun sürmedi. Bir gün Abdulmuttalib hastalandı. Hastalığı ağırlaşınca çok sevdiği torununu oğlu Ebu Talib’e emanet etti ve bir süre sonra vefat etti. Peygamberimiz (as) sekiz yaşındaydı, bir de dede acısı eklenmişti minicik yüreğine.

Dededen Amcaya Geçen Emanet

Ebu Talib ve eşi Fatma, yeğenlerini büyük bir sevgiyle karşıladılar. Ona özenle baktılar, onu kendi çocuklarından ayırmadılar. Peygamberimiz (as) bu mutlu ailede kuzenleriyle birlikte büyüdü. Ebu Talib, Kureyşliler arasında saygı gören güçlü biriydi. Ancak maddî durumu çok iyi değildi. Hz. Muhammed amcasını çok seviyor, ona ailenin geçiminde yardım etmek istiyordu. Ebu Talib’in koyunları vardı. Peygamberimiz (as) amcasından da onay alarak koyunları otlatmaya başladı. O diğer çocuklardan farklıydı, başkaları koşup oynarken o amcasına yardım peşindeydi.

İlk Ticarî Yolculuk

Kureyşlilerin çoğu gibi Ebu Talib de tüccardı. Bir gün bir ticaret kervanıyla Şam’a gitmeye karar verdi. Hz. Muhammed (as), amcasından bu yolculuğa kendisini de götürmesini istedi. Ebu Talib yolculuğun çocuklar için zor olduğunu biliyordu ama yeğeninin ısrarına dayanamadı. Kervanla birlikte yola çıktılar. Kervan, Şam yakınlarında bir yer olan Busra’da mola verdi. Orada bulunan Bahira adındaki Hristiyan bir rahip, yolcuları yemeğe davet etti. Bahira, Tevrat ve İncil’i çok iyi biliyordu. Okuduklarından yeni bir peygamber geleceğini ve onun sahip olduğu bazı özellikleri öğrenmişti. Peygamberimize (as) bazı sorular sordu. Aldığı cevaplar karşısında Ebu Talib’e yeğeninin “beklenen peygamber” olabileceğini söyledi ve ona yeğenini Şam’a götürmemesini öğütledi. Çünkü oradaki Yahudiler onun “beklenen peygamber” olduğunu anlayıp ona zarar verebilirlerdi. Ebu Talib, Bahira’nın uyarısı üzerine mallarını orada satarak Mekke’ye geri döndü.

 

1 Yorum

  1. turkAN
    SAYFANIZI COK BEYENDIM AMA NEREDEN UYE OLACAGINI BIR TURLU BULAMADIM
    03 Nisan 2015 at 18:04

Yorum Yap