Hz.Ali’nin Fedakarlığı

Peygamberimiz Mekke müşriklerinin hak yola gelmelerinden ümidini kesince, İslam dinini daha rahat bir şekilde yayabileceği bir yere göç etmeyi düşünüyordu. Mekke müşrikleri ise, peygamberin Mekke den çıkarak Medine deki dostlarının yanına varmasını istemiyorlardı. Çünkü çok iyi biliyorlardı ki; eğer peygamber Medine’ye varacak olursa daha da güçlenecek ve artık onunla baş edemeyeceklerdi. Bu yüzden Daru’n Nedve denilen bir yerde toplandılar ve peygamberi öldürme kararı aldılar. Bu iş için her kabileden bir kişi görevlenecekti. Böylece peygamberimizin yakınları, o kabilelerin hepsini karşısına alamayacağından, efendimizin kanı yerde kalacaktı.

Yüce Allah, onların bu planlarını peygamberimize haber verdi ve derhal Mekke’yi terk etmesini emretti. Peygamberimiz, bu yolculuk için daha fazla zaman kazanabilmek ve müşriklere zaman kaybettirmek için Hz. Ali’yi kendi yatağına yatırdıktan sonra yola koyuldu.

Evet değerli arkadaşlar, Hz. Ali, peygamberimizin güvende olması için her türlü tehlikeyi göze alarak onun yatağına yattı. Onun bu fedakarlığını, Yüce Allah Bakara suresinin 207.ayetinde şu şekilde övmüştür:

“İnsanların öyleleri vardır ki, Allah’ın rızasını almak için kendini ve malını feda eder Allah’ da kullarına şefkatlidir” Peygamberimizin evini basan müşrikler, efendimizin yatağında Hz Ali’yi görünce çok şaşırdılar. Peygamberin oradan ayrıldığını öğrenince çok öfkelendiler. Onun nereye gittiğini sordular Hz Ali gayet soğuk kanlı bir şekilde dedi ki: “Ben nerden bileyim, onu bana emanet mi etmiştiniz ki, bana soruyorsunuz?” Böylece müşrikler amaçlarına ulaşamadan orayı terk ettiler.

Yorum Yap