Kapıya Baş Koymak

Yaşlı bir Mecusi uzlete çekilmişti. Kimseyle görüşmüyor, dışarı çıkmıyordu. Tüm zamanını putuna hizmet ve kullukla geçiriyordu. Birkaç yıl sonra bir şeye ihtiyacı oldu. Ne yapayım, ne edeyim derken puta koştu. Önünde eğildi, secde etti, yakardı,

‘bana ancak sen yardım edebilirsin, mahvoldum, bittim, öldüm’

Yalvardı, yakardı fakat değişen bir şey olmadı, işi yoluna girmedi, derdine derman bulamadı.

Kendisi üzerine konan sineği kovamayan cansız bir taş parçası, nasıl yardım edebilir ki insana?

Mecusi çılgına döndü bunun üzerine,

‘bunca zamandır tapıyorum sana!’ diye bağırdı, ‘en çok yardıma muhtaç olduğum zamanda işe yaramıyorsun. Elinden bir şey gelmiyor, seni bırakacak, kainatın Yaratıcısına yöneleceğim artık….’

Henüz putun karşısındayken, Allah Mecusi’nin kalbindeki yönelimi gerçekleştirdi. Gerçeği öğrenme yolunda bir hayli ilerlemiş olan bir Allah Dostu, Mecusi’nin yaşadığı değişime hayret etti, kendi kendine şöyle diyordu,

‘putun önünde kendinden geçmiş, sarhoş, ibadetsiz ve Allah’ı tanımazken Cenab-ı Hak isteğine erdirdi onu’

Zihninden bunlar geçiyorken, adam bir ses duydu,

‘putun önünde çok yakardı o’ diyordu, ‘lakin isteği olmadı, bizim dergahımızda arzusu gerçekleşmeseydi, Sanem’le Samed arasında ne fark kalırdı?’

*******

Ey dost!

İnsanlar puttan daha güçsüzdür, yüreğini Samed’e bağla. Bu kapıya baş koyanın eli boş dönmez.

Ey Rabbim!

Elimiz boş, lakin yüreğimiz umutla geldik huzuruna. Bizi bağışla.

Yorum Yap