Kerbela’yı Yaşamak

Ali birinci sınıfa gidiyordu. Bir gün okuldan döndüğünde annesinin siyah elbiselere büründüğünü gördü.Babası işten döndüğünde onun da üzerinde siyah bir kıyafet vard.Şaşkınlığı iyice arttı. Annesine bunun sebebini sordu:

Ali: Anneciğim! Niçin siyah elbiseler giymişsiniz?

Annesi:Çünkü buğün Muharrem ayının birinci günü.

Ali: Muharrem ayı ne demek?

Babası: İmamaımız Hüseyin bu ayda şehit edildiğinden, onun çektiği musibet ve acıları paylaşmak için yas tutuyoruz. Çünkü , o Resulullah’ın kızı Fatıma’nın ve Hz. Ali’nin oğludur. Düşmanları onu çok mazlum bir şekilde şehit ettiler.

Ali: Bana İmam Hüseyin’in nasıl öldürüldüğünü anlatırmısın?

Babası Ali’nin anlayacağı şekilde anlatmaya başladı: İmam Hüseyin

Yezide biat etmeyince, ceddinin şehri Medine’den çıkmak zorunda kaldı. Öte taraftan Kufe’de bulunan müslümanlar, İmam Hüseyin’in Yezide biat etmediğini duyunca ona mektuplar yazarak, Kufe’ye davet ettiler.İmam Hüseyin de onların bu davetlerini kabul etti. Fakat Kufeliler Yezidin taraftarlarından korkarak İmam Hüseyin’i yalnız bıraktılar ve ona yardım etmediler. Böylece Emevi ordusu, Kerbela denilen yerde onu tuttular. Üç gün suya ulaşmalarını ve su içmelerini engellediler. Muharrem ayının onuncu günü olan Aşura günü, Hüseyin’ in doslarını ailesini hatta küçücük evladı olan altı aylık olan yavrusunu kılıçtan geçirdiler. Bunları duyan Ali çok duygulandı. Gözleri doldu ve ağlamaya başladı.

Ali Muharrem ayının onuncu günü olan Aşura gününü iple çekiyordu. Sonunda o gün gelip çattı. O gün hüzünlü bir şekilde uyandı. Kavaltı etmedi sonra dışarı çıkarak kavurucu güneşin altında oturmaya başladı. Öğlen yemeğin vakti geldiğinde babası Ali’nin nerede olduğunu sordu.

Anne: Zannedersem arkadaşlarıyla oynamaya gitti. Kahvaltı da yapmadı. İstersen çağır da yemek yiyelim.

Babası dışarı çıktığında Ali’nin sıcak güneş altında oturduğunu gördü. Yanına çağırdı.

Oğlum gelsene içeri!

Ali geldiğinde annesi yemeği hazırlamıştı. Yemeği önüne bıraktı.

Ali: Teşekkür ederim anneciğim! Yemek istemiyorum.

Babası: Niçin gelmiyorsun? Sabah da kahvaltı yapmamışsın, Hem açsın hemde susamış olmalısın.

Ali: Evet babacığım. Hem açım hemde susadım… Fakat Ali ağlamaya başladı.

Babası: Niçin ağlıyorsun yavrucuğum.

Ali: Babacığım bende İmam Hüseyin’in yardımcılarından olmak istiyorum.

Babası: Ali’yi bağrına bastı. Aferin oğluma! Ama birşeyler yemeli ve içmelisin.

Ali: Babacığım ben de İmam Hüseyin’in yavruları gibi aç kalmak susuzluğun acısını tatmak ve güneş altında kavrulmak istiyorum.

Babası: Aferin oğlum! Ama İmam Hüseyin’in emirlerini yerine getirmen gerekir. İyiliği emredeceksin kötülükten men edeceksin, namazını kılacaksın, zayıflara ve mazlumlara yardım edeceksin, daima hakkı söyleyeceksin. İşte o zaman İmam Hüseyin’in gerçek yardımcılarından olursun. Bunları da yapmak için güçlü olman, yemek yemen gerekir.

Ali: Evet! Baba,İmam Hüseyin’in emrettiği her şeyi yerine getirmeye çalışacağım.

Daha sonra Ali kalkarak babasıyla beraber yemeğini yemeğe gitti. Artık o, İmam Hüseyin’e nasıl yardımcı olacağını onun yolunu nasıl izleyeceğini çok iyi biliyordu.

Yorum Yap