Kılavuz

Zemheri soğukları inmişti gökten. Kar yağıyor, şiddetli bir poyraz karı savuruyor, dondurucu bir tipi yeryüzünü kasıp kavuruyordu.

Bir Allah dostu tipide yürürken bir köleye rastadı. Üzerinde yırtık bir mintan vardı sadece. Dişleri birbirine vuruyor, soğuktan tir tir titriyordu.

‘niçin efendine sana kalın bir giysi almasını söylemiyorsun?’

Köle,

‘neden söyleyeyim ki’ dedi, ‘benim halimi görmüyor mu? Beni benden daha iyi bilen birinden ne isteyim?’

Derviş bu sözü duyunca bir çığlık atarak kendinden geçti. Canevinden bir ateş yükseldi.

Bir süre sonra ayılınca, kendi kendine,

‘işte’ dedi, ‘bir kılavuz göründü. Ey gerçeğe ulaşmak isteyenler! Yolu köleden öğrenin!’

Yorum Yap