OTOBÜSTE KADİR GECESİ

otobüste kadir gecesiEVİ DİDİK DİDİK ARANMIŞ, birkaç kitap ve mektuptan başka bir şey bulunamamıştı. Buna rağmen tutuklanmıştı.

Bir polisin gözetiminde, otobüsle Kastamonu’dan Ankara’ya götürülüyordu.

Bir sonraki durak Denizli Hapsiydi.

70 yaşlarında ve çok ağır hastaydı. Otobüs çok eski, yollar da çok kötüydü. Bir süre sonra otobüsün sarsıntısından rahatsız oldu.

Öndeki bir yolcu, “Hocam siz buraya gelin, ben arkaya geçeyim” dedi. Yer değiştiler.

Burası nisbeten daha rahattı.

“Kardeşim,” dedi yanındaki yolcuya. “Şoför efendiye söyler misin, otobüsü durdursun. Yolculara birkaç nasihatte bulunmak istiyorum.”

Bu istek şeföre ulaştırıldığında, şoför, “Hay hay hocam, ne demek, müsait bir yerde dururum” dedi ve durdu.

Bediüzzaman hafifçe doğruldu ve yolculara döndü:

“Kardeşlerim bu gece Kadir Gecesi. Diğer günlerde okunan Kurân’ın her bir harfine on sevap, Ramazan’da okunursa bin sevap var. Kadir Gecesinde ise otuz bin sevap var.”

Herkes can kulağıyla dinliyordu. Koltuktan destek aldı, biraz daha doğruldu ve devam etti:

“Şimdi size bir iş verseler ve deseler ki: ‘Bu işi yaparsanız size beş altın lira var.’ Bunu kazanmak ister misiniz?”

Yolcular, “Evet Hocam, isteriz” dediler.

“Peki bu geçici dünya hayatında beş altın lira kazanmak için bütün gücünüzü ve enerjinizi harcıyorsunuz. Sonsuz, ebedi bir hayat için dağarcığınıza azık hazırlamak istemez misiniz?”

Yolcular yine “İsteriz” karşılığını verdiler.

Bediüzzaman:

“Öyle ise şimdi her biriniz üç İhlâs, bir Fatiha ve bir Âyetü’l-Kürsi okuyun. Böylece ebedî hayatınız için bir azık hazırlamış olursunuz.”

Şoför ve yolcular, “Hocam Allah razı olsun” dediler ve duaları okumaya başladılar.

Bir süre sonra iftar molası verildi. İftarlarını açtılar ve Bediüzzaman’ın imamlığında namazlarını kıldılar ve yollarına devam ettiler.

Otobüste bile olsa zaman değerlendirilmiş, ders verilmiş ve mübarek bir gece ihya edilmişti.

Yorum Yap