Tekkenin Kapısında

Güzeller güzeli Bağdat’lı Cüneyd’in, o hakikat erinin tekkesine bir gün, gerçekten habersiz, okuması yazması olmayan bir delikanlı konuk oldu.

Birkaç gün geçti aradan. Tekkedekiler, genç adamın tarikatten ve hakikatten habersiz biri olduğunu gördüler ve şaşırdılar.

Birkaç gün daha geçti ve müritler, adamı tekkeden uzaklaştırmak istediler.

Delikanlı,

‘beni’ dedi, ‘lütfen şeyhinize götürün, ona öğrenci olmak ve dergahında bir lokmayla yetinmek istiyorum’

Cüneyd’in yanına götürdüler delikanlıyı, durumu anlattılar ve tekkeden gitmesini istediler.

Cüneyd,

‘niçin onu uzaklaştırmak istiyorsunuz?’ diye sordu.

Müritlerden biri,

‘ne yol biliyor ne yöntem. Halden de habersiz melalden de’ dedi.

Cüneyd, genç adamın yüreğine baktı ve gencin, gerçeğin kapısından girmiş, varlığın yüreğine doğru sızmakta olduğunu gördü. Ne var ki kendinden habersizdi. Ruhsal yolculuğunun nereye uğradığını bilmiyordu. Müritlerine çıkışarak,

‘benim’ dedi, ‘kırk senede dünyadan elimi eteğimi çekerek eriştiğime, bu delikanlı onsekizinde ulaşmış. Tekkemizde bir hakikat ehlinin bulunmasını çok mu görüyorsunuz?’

Yorum Yap