Yaşlılığın Yükü

Yaşlı Adam hastalanmıştı. Yakınları doktor çağırdı. Doktor geldi, ilkin nabzına baktı, ateşini ölçtü, göğsünü ve sırtını dinledi. Sonra hastaya,

‘şikayetiniz neydi?’ diye sordu.

Yaşlı Adam,

‘sorma doktor’ dedi, ‘hafızam zayıf, aklım karışık, zihnim durgun’ dedi.

Doktor,

‘endişelenmeyin, yaşlılıktan’ diye cevapladı.

Adam,

‘bazen gözüm kararıyor, görmekte zorlanıyorum’ dedi.

Doktor,

‘merak edecek bir şey yok, yaşlılıktan’ diye cevap verdi.

Adam,

‘ne yesem dokunuyor, midemden de şikayetçiyim’ dedi.

Doktor,

‘o da yaşlılıktan’ dedi.

Adam,

‘nefes darlığım da var’ dedi.

Doktor,

‘yaşlılıktan yaşlılıktan’ dedi.

Adam kızdı,

‘yahu’ dedi, ‘tıp ilmi sana bunu mu öğretti sadece: Allah her derdin dermanını vermemiş mi? Ne biçim bir doktorsun sen’ diye çıkıştı.

Doktor,

‘ey yaşı yetmiş işi bitmiş adam’ dedi, ‘bu sinir de yaşlılıktan’

Yorum Yap